Dr.
ABDÜLKADİR ÖZBEK
PSİKODRAMA
ENSTİTÜSÜ
Sahnesel
Etkileşim, Grup Psikoterapisi, Sosyometri
TARİHÇE
Tarih, 28
Mayıs 2000di. Değerli hocamız Prof. Dr. Abdülkadir
Özbek, önceleri Ankarada yapılan, 1984ten bu yana ise her yıl Bergama Eskülapta (Asklepionda)
gerçekleştirilen Grup Psikoterapileri Kongrelerinin 25.sini açıyordu. Hocamız,
artık 80 yaşındaydı. Bu kongreler başladığından beri ilk kez gelemediği 1996
Mayıs kongresinden bir süre önce sağlığını tehdit etmeye başlayan ve daha
sonraları onu araçlı yürümeye zorlayan hastalığı, bu yıl onu biraz daha halsiz
ve güçsüz bırakmıştı. Onunla bütünleşmiş olan biz psikodrama öğrencileri ve meslektaşları, yani, bu
uluslararası manevi aile, kuşkusuz onun gücünü arttırıyorduk. 29 Mayıs 2000deki
gala yemeğinde, psikodramanın
yeni bin yıla da akan gücünü vurgulayan Dr. Özbek uzun bir konuşma yerine, kısa
bir türküyle bizleri selamladı. Bu türkü, onun sılaya, Doğu Beyazıttaki mütevazi köyüne, ana toprağına özlemini dile getiriyordu. O
gün biz anlamak istemesek de, Anadolu toprağımın koynuna gitmeye hazırım
diyordu sanki. Türküyü bilirsiniz Ha bu diyar/ Ha bu diyar/ Ha bu di ha bu di
ha bu diyar... 13 Haziran 2000de onu kaybedip toprağa verdikten sonra anladık
ki, hocamız Abdülkadir Özbek bize veda etmiş, hoşçakalın demişti.
Gelin,
onunla yaşadığımız bu maceranın tarihçesine bir göz atalım: Yıl, 1972. Lübeckte Dr. A.Grete Leutzun bir çalışma grubunda Dr. Abdülkadir Özbek onunla karşılaştı ve çalıştı.
Şimdi, Dr.
Abdülkadir Özbekin kendi sözcükleriyle, 1995 yılında
Dr. Abdülkadir Özbek Enstitüsünün Eğitim Rehberinde
yer almış yazısındaki sözleriyle bu tanışmanın anısını; ve
Türkiyede psikodramanın gelişiminin öyküsünü onun
ağzından bir kez daha anlatalım:
Değerli dostlarım,
oldukça uzun bir zaman dilimi içinde birbirimizden epeyce uzak düştük. Bu ilişki
kopukluğu, bu yaşam dağdağası, kendi çalışma alanımız içinde az veya çok bir
tedirginlik ve zaman zaman da, özel deyimi ile
söylemek gerekirse, bir yabancılaşma duygusu yaratır gibi oldu diyebilirim. Hiç
olmazsa ben bunu böyle yaşadım. Neyse ki bu arada 25-27
Mayıs 1995te, gelenekselleşmiş Bergama Eskülap Grup
Psikoterapileri Sempozyumu nedeniyle çok güzel bir tarih, sanat ve kültür ortamı
içinde üç günlük eşsiz bir beraberlik yaşadık. Dünyada böylesi bir dekor ve
coşku içinde, insanın aklı ile gönlünü, duygularını kısa bir zamanda birbiriyle
kaynaştıran bir bilimsel toplantıya ben henüz tanık olmadım. Bir çok eksiklerimizin bulunmasına, üstün teknik ve dekordan
yoksun olmamıza karşın, eşsiz doğa ile birlikte, coşku, umut, doğallık ve
paylaşmayı her yönüyle doya doya aldık ve verdik.
Düzenleme kurulu, bizi yormayan bir işbirliği ve örnek bir çalışma ile bu
gösterişsiz senfoniyi tamamladı. Bazı burukluklar da olmadı değil; ama bunlar da
zaten yaşamın ayrılmazları, onlarsız olmazları idi.
Tüm
üç gün boyunca özellikle geceleri tatlı bir yorgunluk içinde, günü ve geçmişi
gözönüne getirirken, yaklaşık 23 yıl öncesini tekrar
yaşadım. Gelişmeler, olaylar gözümün önünde, iç dünyamda bana oyunu yeniden
tekrarlayarak oynattılar. 1972 sonbaharı idi. Unutulmaz dostum Prof. Vinklerin davetlisi olarak Almanyanın Gotersloh kentindeki tanınmış psikiyatri hastanesinde, eşim
Dr. Velhan Özbek ve çocuklarımızla yaşıyor ve
çalışıyoruz. Derken, o yıl bir şans, Almanyanın kuzeyindeki Lübeck kentinde, ilk Kuzey Almanya Psikoterapi Haftası
düzenleniyor ve bir kaç arkadaşla beraber katılmaya karar veriyoruz.
Bugün de her yıl sonbaharda aynı toplantı, bizim Bergama Kongremiz gibi,
ancak 10-15 bin katılımla Avrupanın en bilinen
kongrelerinden biri olarak devam ediyor. Üç günlük çalışma programında ben psikodrama grubunu seçtim. Grup yöneticisi bir şans eseri
olarak Überlingen Moreno
Enstitüsünün kurucu başkanı Dr. Grete A. Leutz çıktı. Çok dinamik ve insanı etki altına alan bir
yönetici. Hiç unutmam, toplantının ikinci günü, bir ara verilmesinden
yararlanarak Dr. Leutza çekinerek yaklaştım, kendimi
tanıttım ve şu soruyu sordum: Bir gün sizi Türkiyeye bir eğitim çalışması için
davet edersem gelir misiniz? Dr. Leutz nazik bir
gülümseme ile evet cevabını verdi; teşekkür ederek ayrıldım.
O
gece her zaman olduğu gibi yazdığım çalışma protokolüne, şunları yazdım: Galiba
ben bundan sonra mesleğimde çalışacağım alanı seçtim. İşte o tarihten sonra
gerçekten seçimim o seçim, kararım da o zaman verdiğim karar oldu ki, yazımın
bundan sonraki bölümünde bu gelişimi anlatacağım.
Bu iki
meslektaş, bu karşılaşmayı yaşam boyu sürecek bir dostluğa ve işbirliğine
dönüştürdüler. Bu karşılaşmadan verimli sonuçlar doğdu. On yıl sonra, 1984te
Ankarada başlayan Psikodrama Eğitim Grubu, Dr. Abdülkadir Özbekin bitmeyen enerjisi ve özverisi ile
Ankara, İstanbul, İzmir ve Bursada başladı. Dr. Abdülkadir Özbekin anlatımıyla devam edelim:
Türkiyede bildiğim kadarıyla, bizim anladığımız anlamda grup dinamiği
ve süreçleriyle ilgili Grup Psikoterapisi çalışması
1970lerin başlarında üç yerde görülmektedir. Dr. Leyla Zilelinin Amerikadan döndükten sonra Hacettepe Psikiyatri
Kliniğinde yaptığı grup terapileri, Dr. Engin Gençtanın Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve özel
muayenehanesinde yaptığı çalışmalar ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Ana
Bilim Dalında Türkiyede ilk kez Therapeutic Community sistemi ile çalışan karma nevroz hastanesinde
Psikodrama ve Etkileşim Gruplarının Dr. Celal Odağ ve benim tarafımdan
başlatılması...
Daha
önceki yıllarda Bakırköy Hastanesinde Dr. Reşit Avcılar ve Dr. Fethi Ergunun çalışmalarını ise kişisel olarak çok önemli birer
başlangıç olarak görüyor, ancak bu çalışmaları grup psikoterapisi değil de psikiyatride grup çalışmaları olarak
değerlendiriyorum.
Böylece
1970lerin başında, Türkiyede ilk kez düzenli bir tedavi programı içinde Psikodrama-Grup Psikoterapisi ve
Sosyometri temelli tedavi yöntemini karma nevroz
servisinde uygulamaya koymuş oluyorduk. Hemen aynı tarihlerde, kliniğin genç
uzmanları ve Dr. Celal Odağ ile beraber Türkiyede
Grup Psikoterapisi ve Psikodrama hareketinin kliniklerin dar sınırları içinden
çıkarılıp, tüm psikiyatri kamuoyuna sunulmasının yollarını tartıştık ve
Ankarada her yıl Mayıs ayında Türkiye geneline yönelik ve üç gün süren bir Grup
Psikoterapileri Sempozyumunun düzenlenmesi kararını aldık. Bu karar kürsü
kuruluna öneri olarak getirildi ve oy birliğiyle kabul edildi. Bu girişim büyük
bir heyecan ve çaba ile gerçekleşti. İlk yıl yaklaşık 100 hekim, psikolog ve
sosyal hizmet uzmanı ve psikiyatri ile ilgili gençler, üç gün boyunca konferans
ve grup uygulamalarıyla ilk kez yepyeni bir toplantı yaşadılar. Daha sonra her
yıl Mayıs ayında düzenlenen bu toplantılara Prof. Winkler, Dr. Leutz, Dr. Franzke, Dr. Gerstenberg ve daha
bir çok tanınmış yabancı psikodrama ve grup psikoterapisi
uzmanı katıldı. Artık tüm psikiyatri birimlerinde Mayıs ayı iple çekiliyordu.
1980lere kadar devam eden bu çalışmalar, uzun yıllar içinde bir özlem ve karar
olarak yaşayan bir başka girişime yol açtı.
Artık sıra, Türkiyede de tıpkı Avrupa ve batı dünyasındaki benzerleri
gibi sistemli bir grup psikoterapisi eğitimini
gerçekleştirmeye; genç ve arzulu insanları yetiştirerek, geleceğin grup
yöneticileri olarak hazırlamaya gelmişti. Dr. Grete
Leutza bu düşüncemi açtım; üzerinde bir süre
görüştükten sonra, olumlu bir karara bağladık.
Evet, Türkiyede sistemli bir psikodrama
eğitimine başlanacaktı. Bu eğitim, Almanyadaki Moreno
Enstitüsüne paralel olarak en az dört yıl sürecek ve sonunda eğitim alanlar
Psikodrama Terapötü ve Psikodrama Yöneticisi olarak yetişmiş olacaklardı. Ben
Türkiyede ilk eğitim grubunu oluşturacaktım ve Moreno
Enstitüsünden her yıl bir veya iki kez bir uzman gelerek bizim süpervizyonumuzu yapacaktı. Böylece, 1972de Dr. Leutzla başlayan dostluk, tam 10 yıl sonra arzu edilen
ürününü veriyordu.
1984
yılında Ankarada ilk Psikodrama Eğitim Grubunu
oluşturdum ve aynı yıl Dr. Leutz gelerek bu grubun
süpervizyonunu yaptı. Toplantıyı takiben Bergama Eskülapta, Mayıs 1984de Türkiyede ilk kez kurduğumuz Grup
Psikoterapileri Derneği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim
Dalı ve Bergama Belediyesinin işbirliği ile Bergama Eskülap Grup Psikoterapileri Sempozyumunu gerçekleştirdik.
Böylece, Türkiyede de, batı dünyasının yaklaşık 60 yıl gerisinden de olsa, ilk
sistemli psikodrama eğitimi başlatılmış, ilk Grup
Psikoterapileri Derneği kurulmuş oluyordu. Bana göre, böylece ülkemizdeki Grup
Psikoterapileri ve psikodrama misyonunun gelişme çizgisini üç aşama içinde özet olarak ele
almak olanağı vardır.
Hazırlık
Dönemi:
Ankara
Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalında yatan ve ayaktan izlenen
hastaların tedavisinde Grup Psikoterapisi ve Psikodrama uygulamalarının yer aldığı 1974-1983 yıllarında psikodrama
asistanı eğitiminin planlandığı ve başladığı dönem hazırlık dönemi olarak kabul
edilebilir.
İlk
Hamle dönemi:
Bugünü
anlayabilmek ve varılan son aşamayı daha iyi kavrayabilmek için bu dönemin
üzerinde biraz durmak gerektiğini düşünüyorum. Yaklaşık 11 yıl
süren bu dönem psikodrama eğitim projesinin yerleşip
gelişmesi aşamasıdır. Projenin başlaması ile beraber Ankarada, yukarıda
değindiğim gibi, ilk kez Grup Psikoterapileri Derneğini kurduk. Ankara
Üniversitesi Psikiyatri Kliniği öğretim üyeleri ile, o
zamanın asistanları bu derneğin esas çekirdeğini oluşturdular. Ankarada
başlayan ve çoğunluğunu klinik asistan, psikolog ve sosyal hizmet uzmanlarının
oluşturduğu bu birinci gruptan sonra ikinci bir grup daha gerçekleşti.
Ankaradan sonra 1985 yılı sonbaharında Dr. Leutzun girişimi ile İstanbulda ardarda iki grup oluştu ve ilk çalışmaya ben de yardımcı
olarak katıldım. Daha sonra bu iki grubu yönetmeyi üzerime aldım. Dr. Leutzun dışında, yine Moreno
Enstitüsünden Dr. Franzke, Dr. Gerstenberg, Dr. Gneist, daha
sonraları Zürichten Barzlar ve son yıllarda eğitimci
Ziegler bu grup eğitim çalışmalarına bir çok kez katıldılar. İstanbulda grupların oluşup,
çalışmaya devam etmelerinde o zaman Bakırköy Hastanesi Başhekimi olan Dr.
Yıldırım Aktunanın büyük yardımı, desteği olmuştur.
Kendisinden sonra gelen tüm Bakırköy Hastanesi Başhekimleri bu destek ve yardımı
devam ettirmiş; böylelikle Mazhar Osman Hocanın koruyucu ruhunu
sürdürmüşlerdir. Hepsine gönülden minnet ve teşekkür
duyguları...
İstanbuldan sona bu kez psikodramayı öğrenme
ateşinin İzmirde tutuştuğunu gördük, burada Dr. Savaş Kültür güven, sevgi, vefa
yayan kişiliği ile en toparlayıcı güç oldu. Yine bu tarihsel gelişmede Dr. Cahide Aydın ve Dr. Ayşen Baykaranın desteklerini unutmak olanaksızdır... Nihayet
Bursa bu psikodrama eğitim kervanına son halka olarak
katıldı. Dr. Suna Taneli ve Psk. Yalçın Kireççinin katkıları, Yalçının sistemli çalışması bize hep
zorları kolaylaştırdı. Böylece Türkiye genelinde, ardarda büyük bir arzu ve öğrenim açlığı ile kendini
gösteren coşku, kısa zamanda adeta bir kartopu gibi büyüdü. Eğitim, kişisel
olarak gücümü aşıyordu. Bunun üzerine, Moreno
Enstitüsünden eğitimci arkadaşların gösterdiği çözümler doğrultusunda, ileri
aşamada olan bazı arkadaşları da yardımcı olarak süpervizyon altında gruplarda çalıştırmak yolunu denedik. Bu
ilk yardımcı elemanlar arasında Dr. Ayla Aysev Soykan,
Dr. Müberra Kemaloğlu, Dr. Ali Kemal Göğüş, Kl. Psk. Ülgen Okyayuz, Psk. Sema Kamer, Psk. ve Sos. Hiz. Uzmanı Sevil Atauz, Dr. Haluk
Özbay, Dr. Aytül Yücel ilk
hatırıma gelen arkadaşlarımdır, bana büyük destek oldular; hepsine bitmeyen
teşekkürlerim vardır. Elde edilen bugünkü sonuçlarda onların ve daha sonra gelen
diğer arkadaşların büyük destekleri, dinamizmi, umutları rol oynamıştır. İşler
bununla da kalmadı. Artık dikilen ağaçlar tutmuş, meyve veriyordu, yeni fidanlar
yetiştiriliyordu. 1990da İzmirde Psikiyatri Derneği içinde ayrı bir
psikoterapi psikodrama birimi tanımlanarak Dr. Ayhan
Eğrilmez, Dr. Ayşen Baykara,
Dr. Cahide Aydın, Dr. İnci Doğaner ve diğerleri ile güçlü bir çekirdek ekip
oluşturuldu.
1994de
İstanbulda Psikoterapi ve Grup Psikoterapileri Derneği kuruldu. Bu dernek
içinde de güçlü bir Psikodrama Birimi yapılaştı.
Derneğin Başkanı Psk. Aysel Özlü ve Yönetim Kurulu
Üyeleri aynı zamanda Psikodrama Biriminin de
çekirdeğini oluşturdular. İzmirde Dr. İnci Doğaner,
İstanbulda Kl. Pks. Aysel
Özlü, Ankarada da Dr. Hakan Kumbasar psikodrama eğitiminin koordinatörleri olarak gönüllü
çalışmaktadırlar. Bugünkü durumda İstanbul, İzmir, Ankara ve Bursada temel
eğitimlerini bitirmiş, yazılı bilimsel tez ve sözlü sınava hazırlanan yaklaşık
altmış civarında genç psikodrama yöneticisi ve psikodrama terapötü adayımız
vardır. 1993te Dr. Haluk Özbay Psikodrama Terapötü ve Psk. Sema Kamer ile Psk. Nilüfer
Voltan Acar Psikodrama
Yöneticisi olarak belgelerini almışlardır.
Bugüne
kadar yukarıda belirttiğim gibi büyük ilgi ve saygı fazlalığının yarattığı
beklenmeyen süre uzatımları ve istenmeyen aksamalar olmuştur; ancak, son aşamada
tüm bu aksaklıkların giderilmesine yönelik yeni bir yapılanma süreci
başlamıştır.
Yeni
Dönem:
Bu dönemde
Ankarada Türkiye Grup Psikoterapileri Derneği, İstanbul Psikodrama ve Grup Psikoterapileri Derneği, İzmir Psikiyatri
Derneği kendi yapıları içinde Psikodrama Grup Psikoterapisi ve Sosyometri
Birimlerini oluşturarak bu birlik içinde çalışmaya karar vermiş Psikodrama Eğitim Birliğini oluşturmuşlardır. Bu birliğin
adı, XII. (1995) Bergama Grup Psikoterapileri Sempozyumu (25-27 Mayıs 1995) Genel Kurulunda sempozyuma katılan 150 üye
ve psikodrama grup uygulama yöneticilerinin oy birliği
ile Dr. Abdülkadir Özbek Psikodrama Enstitüsü olarak belirlenmiştir. 1984 yılından
beri her yıl Mayıs ayında Bergama Eskülapta (Asklepionda) düzenlenen Grup Psikoterapileri
Sempozyumları, Türkiye Grup Psikoterapileri Derneği, Ankara
Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı, İstanbul Grup Psikoterapileri Derneği,
İzmir Psikiyatri Derneği ve Bergama Belediyesi işbirliği ile düzenlenmektedir.
(...)
Psikodrama Eğitim Birimleri ayrıca kendi
aralarında ikişer eğitimciyi seçerek bir Psikodrama
Eğitim, Koordinasyon ve Standardizasyon Kurulu (Ortak Eğitim Kurulu)
oluşturmuşlardır. Bu kurul her üç eğitim birimininin
belli içerikte, belli standartlarda ve belli ilkeler doğrultusunda çalışmasını
sağlamak, birimlerarası ilişkilerin belli etik ve
deontolojik normlar içinde sürdürülmesine yol gösterici olmak yönünde işlev
görecektir. Bu üst kurulda Dr. Abdülkadir Özbek iki
yıl kadar bir süre için genel koordinatör ve denetmen olarak çalışmaya devam
edecektir.
Bu üç psikodrama birimi ve oluşturdukları
birliğin Almanya Überlingen Moreno Enstitüsü ile çalışmaları ve işbirliği şimdiye dek
olan sınırlar içinde aynen devam edecektir. Dr. Abdülkadir Özbek Psikodrama
Enstitüsünde ve eğitim birliği içinde çalışma yapılan İstanbul ve İzmir
Birimlerinde işlenen eğitim, psikodramanın babası
olarak kabul edilen Morenonun temel anlayışı ve büyük
kısmı onun tarafından ileri sürülen Moreno Psikodramasına özgü eğitim ve uygulama tekniklerinden
oluşmaktadır. Enstitüde uygulanan eğitim programı Almanya Überlingen Moreno Enstitüsünün
Eğitim Programına olanaklar ölçüsünde paraleldir. Enstitünün standartlarını
kendi çalışmalarımızda hedef almaktayız.
Dr. Abdülkadir Özbekin 1995 yılında yayınlanan bu yazısından bu
yana dokuz yıl geçti. Her yıl Mayıs ayında yeniden buluştuk. Sempozyum ve
kongrelerin başlangıcını 1976dan sayarak 2005de 40. sını gerçekleştiriyoruz.
Eğitim
Şirketimiz yasal bir kurum olarak yapılaştı. Gelişiminin sürmesi için
çalışmalarımız devam ediyor.
Moreno tarafından kurulan IAGPye
(International Association
of Group Psychotherapies)
dernek olarak üye olduk.
FEPTO
(Federation of Europian
Psychodrama Training Organizations)ya üye olduk. Dr. İnci Doğaner ve Dr. Ayşaluys Kayır
2001den beri yılda bir kez yapılan FEPTO toplantılarında Enstitümüzü temsil
ediyor, etkin roller alıyorlar. 2003 yılında Dr. İnci Doğaner Fedarasyon Konseyine
seçildi ve Üyelik Komitesi Başkanı olarak rolünü yürütüyor.
Bir ileri hedefimiz, tüm psikodrama grubu
öğrencilerini kredilendirebilen ve sertifiye eden bir
sivil örgütlenme biçimine gitmektir.
Dünyanın
çeşitli ülkelerinden yeni psikodrama dostlarımız
Bergama Eskülap Sempozyum ve Kongrelerine destekler
verdiler. Dr. Leutz yanısıra, Dr. Burmeister, Dr.
Pinter, Dr. Gasseau, Dr.
Kellerman, Dr. J. Moreno,
Dr. Zuretti, Dr. Tezsary,
Rene Oudijk bu yeni
dostlarımız arasında başı çekenler oldu.
Prof. Dr.
Abdülkadir Özbekin Anadoluda attığı tohumlar
yeşeriyor ve büyümeye devam ediyor.